Can GÜRSES:”Zamansız olmak istiyorum”

0
613
  1. Kütüphanecilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde Zonguldak’a gelen Yazar Can Gürses, “Ben bugünün iyi romancısı olmak yerine iyi bir romancı olarak zamansız olmak istiyorum” dedi.                                                                            Kütüphanecilik Haftası’nda Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfının konuğu olarak Zonguldak’a gelen yazar Can Gürses okurlarıyla keyifli bir söyleşi yaptı. Kitaplarından seçtiği kimi bölümleri okurlarıyla paylaşarak okuma zevkini doruklara çıkaran Gürses, nitelikli sunumuyla göz doldurdu. ZOKEV Mütevelli Heyeti Başkanı Kürşat Coşgun’un moderatörlüğünü yaptığı, TMMOB Maden Mühendisleri Odası lokalindeki etkinliğe ilgili bir izleyici topluluğu katıldı. Gürses “Herkes birbirine kendini anlatır. Oysa kitaplar, bize kendimizi anlatır. Rastgele açtığımız bir kitapta, dünyanın bir ucundaki bir insanın hikâyesinde kendimizi buluruz. Yaptığımız yahut yapamadığımız şeyleri neden yaptığımızı veya yapamadığımızı anlar, niye tam da öyle hissettiğimizi okuduğumuz kitap sayesinde daha iyi açıklarız. Her kitapta kendimizle yüzleşir, kendimize karşı dürüstleşir, yakınlarımızı daha yakından görür, dünyamızı daha derinden öğreniriz. Daha önce gitmediğimiz yerlerde gezinir, hiç yaşamadığımız duyguları tadar, belki de hiç bir zaman tanıyamayacağımız insanlar tanırız. Kitap okuyarak canımıza can, gözümüze göz, hayatımıza hayat, aklımıza akıl katarız. Her iyi kitap, birer unutulmaz hatıradır. Nefis bir yolculuğu hatırlar gibi hatırlarız iyi bir kitabı. Dostumuzu özler gibi özleriz o kitabın kahramanlarını” dedi.

HER EDEBİ METİN ZAMANSIZDIR

Gürses, salondan gelen “Ülkede bir yılda 1200 roman yayımlanıyor. Bunun önemli bölümü yazarların de ilk romanı olarak çıkıyor. Bunlar kalıcı eserler haline dönüşebilir mi” şeklindeki soruya, “Her şey gibi romanlar da fabrikasyona döndü. Romanda da seri üretim var. Türk edebiyatında maddi ve popüler olma kaygısıyla üretilmiş birbirine benzeyen çok fazla ürün var. Bunlar içtenlikten, kendi sesini üretmekten yoksun eseler. Çok az sayıda roman kendi sesi olmayı başarmış roman var. Edebiyat bizim hayatımızdan çok daha uzun bir zaman dilimine hükmettiği için biz bugün üretilen romanlardan hangisinin kalıcı olacağını görebilir miyiz bilemiyorum ama kendi sesi olabilmiş çok az roman dışında kalıcı eser olacağını sanmıyorum. Edebiyatta yeni ya da eski bir diye bir şeyin olduğuna inanmıyorum. Ben zamansızlığa inanıyorum. Her edebi metin zamansızdır. 1800’lü yıllarda üretilmiş iyi bir eser, dönemini anlatsa bile bugün bile aynı keyifle okunabilir. Dönemin yazarı diye bir şey olmaz. İyi yazar, iyi roman vardır” diyerek yanıt verdi.

ŞEHİRLER, KÜLTÜRLER DEĞİŞİR AŞK DEĞİŞMEZ

Dil konusunda görüşlerini de açıklayan Gürses, “Eski, yeni dil diye bir şeye da katılmıyorum. Örneğin son romanımda ben eski dil de kulandım. Türkiye’nin tarihsel dönüşümünü anlatmak için zor bir yolu seçtim ve aşkın 10 günü 100 yıla bedeldir metaforundan yola çıkarak 10 günde 100 yılı anlattım. Şehirler, kültürler değişir ama bir büyük tutkunun ürünü olan aşk asla değişmez. Ben romanımın dilini bu şekilde kurgularken, genç okurlar bunu anlayamaz diye bir kaygıya hiç kapılmadım. Benim geniş bir genç okur kitlem var. Onlar, kendi içinde şiiri ve müziği olan bu sözcüklerle tanıştırdığım için bana teşekkür ettiler. Şayet arı bir dil kullanmış olsaydım, karakterlerimi tam olarak yansıtamaz, dönemin ruhunu ortaya çıkaramazdım. Farklı zamanlarda üretilmiş sözcükler aynı anlamları olsa da, birbirlerinden çok farklıdır aslında. Her birinin farklı müziği, bağlamı olduğunu düşünüyorum. Ahmet Hamdi Tampınar bana eski dilin de çok güzel olduğunu öğretti. Ben buna kıymet veriyorum. Ben bugünün iyi romancısı olmak yerine iyi bir romancı olarak zamansız olmak istiyorum. Son romanım modern bir roman olduğu halde çok da klasik” dedi. Gürses daha sonra okurlarına kitaplarını imzaladı. Gürses’in Zonguldak ziyaretine babası usta karikatürist Kemal Gökhan Gürses de katıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here